İçeriğe geç

İran Türk mü Arap mı ?

İran Türk mü Arap mı? sorusunun sokakta başlayan, kafada büyüyen hikâyesi

İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu net söyleyebilirim: bazı sorular var ki, insanın kafasına bir kez düştü mü orada sessizce kamp kuruyor. “İran Türk mü Arap mı?” sorusu da tam olarak böyle bir şey. İlk duyduğunda basit gibi geliyor. Sonra bir bakıyorsun, arkadaş ortamında çay eşliğinde tartışma açılmış, Google’a bakılmış, Wikipedia sekmeleri arasında kaybolunmuş, en sonunda konu “biz aslında neyi tartışıyorduk?” seviyesine gelmiş.

Ben de genelde böyle durumlarda sessizce sandalyeye yaslanıp dinleyen taraf oluyorum ama içimden ayrı bir tartışma yürütüyorum. Bir yanım ciddi ciddi “mantıklı cevap ne?” diye düşünürken, diğer yanım “abi bunu neden bu kadar ciddiye aldık biz ya?” diye sızlanıyor.

İran Türk mü Arap mı? sorusunun yanlış yerden başlayan yolculuğu

Önce en temel karışıklığı netleştirelim: Bu soru aslında bir coğrafya sorusu gibi başlayıp, kimlik, tarih, dil ve hatta arkadaş ortamında iddiaya dönüşen bir çoklu evrene açılıyor.

Geçen gün sahilde oturuyoruz. Arkadaşlardan biri, elinde telefonla:

— “İran Türk mü Arap mı ya?” dedi.

Ben daha cevap vermeden diğeri atladı:

— “Abi İran Fars değil mi?”

Üçüncüsü hiç beklemeden:

— “Fars mı? O at mıydı?”

İşte tam burada konu zaten bilimsel olmaktan çıkıp “kim daha çok emin konuşuyor yarışı”na dönüyor.

Ben de içimden dedim ki: “Bu masa bugün dağılmayacak.”

Benim iç sesim: panik ama organize

İç sesim genelde böyle durumlarda ikiye bölünür:

“Tamam sakin ol, mantıklı düşün.”

“Ya bir dakika, Fars mıydı o, yoksa o Persepolis miydi?”

Dışarıdan bakınca gayet rahatım ama iç dünyam İzmir trafiği gibi: herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimse nereye gittiğini tam bilmiyor.

İran Türk mü Arap mı? sorusunu mahalle mantığıyla çözmeye çalışma girişimi

Bizim mahallede her sorunun bir çözüm yöntemi vardır: “Dayıya soralım.”

Bu konu açıldığında da biri dedi ki:

— “Benim dayı var, tarih okumuş, ona soralım.”

Dayı arandı. Hoparlör açıldı. Telefon çaldı.

— “Dayı İran Türk mü Arap mı?”

Kısa bir sessizlik.

Dayı:

— “Oğlum siz ne içiyorsunuz?”

İşte o an anladım ki bazı sorular sadece bilgiyle değil, sabırla da ilgili.

Arkadaş grubunda bilgi akışı: %40 doğru, %60 özgüven

Bu tip tartışmalarda bilgi değil, özgüven kazanır. Biri der ki:

— “İran’da Türkler var zaten.”

Diğeri:

— “O zaman Türk yani.”

Ben:

— “Abi o öyle çalışmıyor…”

Ama kimse beni dinlemez çünkü o sırada biri çerezleri bitirmiştir ve gerçek kriz başlamıştır.

İran Türk mü Arap mı? sorusunun coğrafya dersi travması

Şimdi dürüst olayım: okulda coğrafya dersinde bu konular anlatıldı mı anlatıldı. Ama biz ne yaptık? Büyük ihtimalle deftere dağ çizip kenarına isim yazdık.

Şimdi 25 yaşında İzmir’de otururken bir anda hayat bana diyor ki:

“Hatırla bakalım, Orta Doğu haritası.”

Ve ben:

— “Hocam o kısım yoktu bizde.”

Zihin haritamın çöküş anı

İran deyince kafamda oluşan şeyler:

Çöl

Tarihi imparatorluklar

Biraz karışık tarih

Ve nedense her zaman ciddi insanlar

Arap deyince:

Dil

Farklı ülkeler

Kültürel genişlik

Türk deyince:

Ben

İzmir

Çay, tost, sahil

Sonra biri çıkıp “İran Türk mü Arap mı?” deyince bu üç klasör birbirine giriyor, bilgisayar donuyor.

İran Türk mü Arap mı? sorusunun gerçek cevabını öğrenmeye çalışırken yaşanan zihinsel kaos

Bir gün kendime dedim ki: “Tamam, bu işi çöz.”

Ciddileştim. Oturdum. Telefonu açtım. Araştırma yapacağım.

5 dakika sonra:

12 sekme açık

3 farklı tarih videosu

1 tane harita

1 tane de “bu konu aslında çok karmaşık” yazısı

Ve ben:

— “Ben neden bunu açtım?”

İç monolog: akademik çöküş

“Tamam sakin ol… İran ayrı bir ülke… ama içinde farklı etnik gruplar var… Türkler var… Araplar zaten başka bölgede…”

Sonra beynim:

“Peki sen neden bunu arkadaş ortamında hiç düşünmeden tartıştın?”

Sohbet ortamında İran Türk mü Arap mı? sorusunun sosyal etkileri

Bu soru arkadaş grubunda iki şeyi tetikler:

1. Ani tarih profesörlüğü

2. Tamamen uydurma ama çok ikna edici teoriler

Bir arkadaş mesela dedi ki:

— “Abi İran Türk olmasa Türk dizileri neden orada izleniyor?”

Ben:

— “Bu… mantıklı değil ama iddialı.”

Bir başkası:

— “Arap olsalar Arapça konuşurlar.”

Ben:

— “Dil… biraz daha karmaşık bir konu aslında…”

Ama kimse “karmaşık” kelimesini sevmiyor çünkü tartışmayı uzatıyor, tost soğuyor.

Benim rolüm: gereksiz denge unsuru

Ben genelde ortada kalırım:

Ne tamamen “evet kesin böyle” derim

Ne de “hayır saçma” derim

Sadece bakarım

Ve içimden şunu geçiririm:

“Keşke sadece futbol konuşsak.”

İran Türk mü Arap mı? sorusunun aslında başka bir şeye dönüşmesi

Bir noktadan sonra fark ettim ki bu soru aslında İran hakkında değil.

Bu soru:

Bilgiye ulaşma şeklimiz

Hızlı yorum yapma alışkanlığımız

Ve “ben biliyorum” deme isteğimiz hakkında

Yani mesele İran değil, mesele biziz.

Kendi üzerime alınma evresi

Bir an durdum ve düşündüm:

“Ben de bilmediğim konularda çok rahat konuşuyor muyum?”

Cevap: Evet.

Ve o an küçük bir iç utanç geldi. Ama hemen geçti çünkü biri “çay söyleyelim mi?” dedi.

İran Türk mü Arap mı? sorusunun günlük hayata sızması

Bu soru sadece sohbetlerde kalmıyor, bazen gün içine de sızıyor.

Mesela iş arasında bir şey araştırırken bir anda şunu fark ediyorsun:

“Ben aslında İran’ı yanlış mı biliyorum?”

Sonra 10 dakika kayboluyorsun.

Sonra patron:

— “Nereye gittin?”

Sen:

— “Coğrafi bir farkındalık yaşadım.”

Kimse anlamıyor.

İzmirli refleksi

İzmir’de büyüyen biri olarak genelde rahatım ama bu tarz sorular beni bile zorluyor.

Çünkü İzmir’de hayat şöyle akar:

Deniz

Kahve

Sohbet

“Boşver ya” yaklaşımı

Ama “İran Türk mü Arap mı?” sorusu gelince bu sistem crash veriyor.

İran Türk mü Arap mı? sorusunun komik finali: herkesin biraz haklı olması

En sonunda şunu anladım: Herkes biraz haklı, herkes biraz yanlış.

Çünkü dünya o kadar düz değil. Ülkeler, halklar, diller sandığımız kadar tek katmanlı değil.

Ama arkadaş ortamında bu gerçek şöyle özetlenir:

— “Abi yani sonuç ne?”

Ben:

— “Sonuç yok.”

Ve o an herkes bana bakar.

İç sesin son yorumu

İç sesim:

“Sen yine fazla düşündün.”

Ben:

“Olabilir.”

İç ses:

“Çay soğudu.”

Ben:

“Bu kısmı üzücü.”

Son düşünce: basit soruların karmaşık eğlencesi

Benzer Bir Yazı: İran Türk kökenli mi ?

“İran Türk mü Arap mı?” gibi sorular aslında bize şunu yapıyor: Günlük hayatın içine küçük bir kaos bırakıyor ve bizi düşünmeye zorluyor. Bazen yanlış, bazen eksik, bazen de komik bir şekilde.

Ama belki de güzel tarafı bu. Çünkü böyle sorular olmasa, arkadaşlarla oturup yarım saat boyunca hem ciddi hem saçma bir şekilde tartışacak bir şey bulamayız.

Ve dürüst olayım… biz biraz bundan besleniyoruz.

Ceermotors okurlarıyla “İran Türk mü Arap mı” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://grooy.net https://flt.com.tr https://bluenet.com.tr Sitemap
hiltonbet güncel giriştulipbet.online